Archive

Monthly Archives: September 2014

Advertisements

Ballandalus

Ibn Khaldun’s account of his interviews and encounters with Timur outside Damascus in 803/1401 is taken from the autobiographical section of his monumental historical chronicle, the Kitāb al-‘Ibar. It is an invaluable piece of history which provides an important contemporary account of the conqueror Timur. It also brings together two of the most significant historical personalities of the late fourteenth century, one being a world conqueror and the other a first-class intellectual. These two figures conversed about topics including the topography of North Africa, the reliability of Tabari’s history, the nature of the caliphate, and Ibn Khaldun’s own theory of group solidarity (‘asabiyya). There are also many important tidbits of historical information provided within the text, especially with regards to Ibn Khaldun’s discussion of the expectation among astrologers and mystics in the fourteenth-century Islamic West that the conjunction of planets would announce the arrival of a figure…

View original post 7,080 more words

mutlu kent

Taksim Yayalaştırma Projesi’nin hukuksuzluğu, kentsel muhalefeti Meydan tasarımı konusunda hareketsiz bıraktı. Sonuçta Meydan’ın altındaki tünel ile birlikte tasarlanması, hukuksuzluğu da kalıcılaştıracak. Haliyle yapılan çalışmalar seminerlerin ötesine geçemedi. İBB’nin bekletme, soğutma taktikleri, Meydan’ın OHAL uygulamaları ile siyasetten arındırılması kentsel toplumsal aktörlerin ayağının ve aklının Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’ndan ‘kesilmesine’ vesile oldu. Tabii Gezi’den beri araya giren makro siyaset ve seçimler maratonunu da buna eklemek gerekir.

Meydan’ın mevcut konforsuz, çirkin, altyapısı sorunlu, rezil halinin yarattığı hoşnutsuzluk da eklendiğinde, İBB sipariş üzerine, kapalı kapılar ardında hazırlanan, üzerine bir tartımlamanın gerçekleşmediği projesini kamuoyuna tepeden bıraktı, şık görseller ile ve bol ağaç içerecek şekilde. Her ne kadar sosyal medyada o görsellerin ‘hack’ ve ‘mim’lenmiş halleri espri konusu olsa da Taksim’in geleceği ciddi bir gündem olamadı.

Koruma Kurulu mevcut projeyi onayladı. Şimdi, bize ‘sunulan’, ‘tek’ bir projenin gerçekleştirilmesini bekleyeceğiz. Sonra da nereden baktığımıza göre, her ne kadar kapalı süreçlerle tasarlanmış olsa bile, mevcut korkunç halinden…

View original post 339 more words

Reuben Silverman

 

YG3

On a September evening in 1974, Yılmaz Pütün was arrested for murdering a local judge at a seaside Turkish casino. An argument between Pütün’s table and the judge’s had quickly escalated to the point where Pütün had pulled out a gun and demanded everyone sit back down. When the judge confronted Pütün, demanding the gun, Pütün knocked him down. According to witnesses, the judge grabbed a chair and approached again. At this point Pütün shot him. Nearly two years later, when the trial finally concluded, Pütün was found guilty and sentenced to nineteen years in prison. Appearing in court, Pütün was often greeted by cheering crowds.[1]

Few, if any, of these supporters were cheering for Yılmaz Pütün, a thirty-seven year old native of Adana, however; they were applauding Yılmaz Güney, “The Ugly King,” one of Turkey’s most popular actors. Already famous internationally, Güney’s notoriety would grow in the…

View original post 5,461 more words